KALP KRİZİ NEDİR?

Kalp damar hastalığı veya koroner arter hastalığı, kalbimize kan taşıyan atar damarların değişik sebepler nedeni ile daralması veya tıkanmasına verilen tanımlamadır. Kalp damarlarının tıkanma ve/veya daralması neticesinde kalbimize giden kan akışı ciddi oranda etkilenir. Kalp damarlarımızdaki kan akımının etkilenmesi genellikle göğüs üzerinde bastırıcı bir ağrı ile kendini hissetirir. Bu göğüs ağrısı az-çok farklılıklar gösterse de sol göğüs üstünde bastırıcı bir tarzı olup sol kola, parmaklara ve sırta doğru yayılım gösterebilir. Sıklıkla mide veya karın ağrısı ile karıştırılabilir.

Başlarda efor gerektiren koşma, hızlı yürüme, merdiven çıkma, yemek yedikten sonra, heyecan-stres veya soğuğa maruz kalındığında olan göğüs ağrısı olurken, zamanla istirahat halinde de olabilir. Bazen de ani ve bastırıcı karakterde olup sırtımıza ve sol kolumuza yayılan göğüs ağrısı da olabilir. Genellikle hazımsızlık veya mide şikayetleri ile karıştırılabilir. Kalp damar hastalıklarında görülen diğer belirtiler arasında ise nefes darlığı, çarpıntı, terleme, baş dönmesi, halsizlik saymak mümkündür. Özellikle uzun süreli ve kontrolsüz şeker hastalığında ise ağrı hissedilmeden de kalp krizi geçirilebilir. Göğüs ağrısı var olan bir kalp krizinin (kalp kasının hasar görmesi) habercisi olabilir. Bu nedenle acil olarak araştırılması gereken bir sağlık sorunudur.

KALP AĞRISI İLE KALP KRİZİ ARASINDAKİ FARK

Eğer oksijen ve hayati besin maddelerinden zengin olan kan akımı yeterli bir miktarda kalp kası dokusuna ulaşamaz ise “anjina” veya göğüs ağrısı hissedebiliriz. Eğer bu azalan kan akımı, kalp kasının yaşamasına yetecek miktarın altında ise kalp krizi dediğimiz kalp kası ölümüyada hasarı gerçekleşir. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden hızlı bir şekilde hastane acil servisine ulaşmak gerekir. Kalp kası hasarı, acil servise gittiğimizde şikayetlerimizin bildirilmesi ve ilk muayeneden sonra yapılacak EKG ve kan örneklerinden çalışılacak analiz ile anlaşılır. Daha sonra ise kalp damarlarının görüntülenmesi amacı ile koroner anjiografi gerekebilir. Bu kararları muayene olduğunuz ilgili kalp damar cerrahisi doktorunuz alacaktır. Eğer kanıtlanmamış şüpheli bir durum var ise, bu takdirde kalp kasının kanlanmasını gösteren bir takım tetkikler yapılarak kalp anjiosu yapılıp yapılmamasına karar verilecektir.

KALP KRİZİ KADINLARDA BELİRTİLERİ ?

Genel anlamda baktığımızda erkeklerde 45 yaş, kadınlarda ise 50-55 yaşın üzerinde kalp krizi riski giderek artmaktadır. Kadınlarda daha ileri yaşlarda riskin ortaya çıkmasının nedenlerinin başında östrojen hormonunun koruyucu etkisidir. Özellikle menapoz sonrası kadınlarda da bu risk ortaya çıkabilmektedir. Ancak son yıllarda kadınların artan oranda sigara ve tütün ürünleri kullanması ile risk daha erken yaşlara doğru geri kaymaktadır. Diğer yandan özellikle ülkemizde diyabet ve obezite oranlarının çok hızlı yükselmesi ile çok genç yaşlarda kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkışı görünür hale gelmiştir. Şeker hastalığı tanısı almış hastaların yanı sıra şeker profili bozulmuş, glikoz intoleransı bulunan çok sayıda hastamızda halen tanısı konulamamış durumdadır.

Kadın hastalarımızda kalp krizinden ölüm oranları erkeklere göre daha yüksektir. Bunun en önemli nedeni ise kalp krizi belirtilerinin erkeklere göre daha farklı ortaya çıkabilmesidir. Erkeklerde genellikle göğüs ağrısı ilk belirti olarak ortaya çıkabilse de kadınlarda nefes darlığı, mide bulantısı, bayılma hissi gibi belirtiler ve soğuk terleme öne çıkabilmektedir. Bu şikayetler kadınlarda erkeklere göre çok daha sık görülmektedir. Ayrıca çarpıntı ve baygınlık hissi de kadınlarda daha sık ortaya çıkar. Hastalarımız bazen bu belirtilerin kalp-damar hastalığı nedeniyle olabileceğini düşünmediğinden bu durum atlanabilmektedir. Geç kalma halinde ise ağır hasar ve ölüm riski ortaya çıkabilmektedir.

Kadın hastalarımızda göğüs ağrısı daha farklı olarak kendini gösterebilir. Ağrı, boyun, çene, kol ve sırta doğru olabilir. Ayrıca sıklıkla karın ağrısı ile karışabilir. Mide şikayetleri ve hazımsızlık sıklıkla kalp krizi belirtileri ile karışabilir ve kadın hastalarımızda erkeklere göre daha sık görülür. Sırt ağrısı erkeklere göre kadınlarda daha sık ortaya çıkar. Kadın hastalarımız göğüs ağrısını boğazda düğümlenme hissi, üstünde ağrılık veya yanma hissi, göğsünde sıkıntı olduğunu söylemektedirler. Yukarıda saydığımız durumların yanında hastamızın yürümesine engel olan nefes darlığı veya yürümekle/iş yapmakla artan nefes darlığı kalp krizi açısından araştırılmalıdır. Kadın hastalarımızda sık olarak görülen bir belirti de yorgunluk/bitkinlik hali olup hastanın iş yapmasını engelleyen bir hal alabilir.

KALP KRİZİ ERKEKLERDE BELİRTİLERİ ?

Kalp damarlarımızda ki kan akımının etkilenmesi genellikle göğüs üzerinde bastırıcı bir ağrı ile kendini gösterebilir. Bu ağrı az-çok farklılıklar gösterse de sol göğüs üstünde bastırıcı bir tarzı olup sol kola, parmaklara ve sırta yayılım gösterebilir. Sıklıkla mide veya karın ağrısı ile karışabilir.

Kalp krizi belirtileri ani olarak karşımıza çıkabileceği gibi zaman içinde yüksek eforla ve daha sonra daha az efor gerektiren işlerde hissettiğimiz şikayetler ile de kendini belli edebilir. Bu zamanla ilerleyen şikayetleri atlamamak ve iyi anlamak gerekebilir.

Başlarda efor gerektiren koşma, hızlı yürüme, merdiven çıkma, yemek yedikten sonra, heyecan-stres veya soğuğa maruz kalındığında olan göğüs ağrısı olurken, zamanla istirahat halinde de olabilir. Bazen de ani ve bastırıcı karakterde olup sırtımıza ve sol kolumuza yayılan göğüs ağrısı olabilir. Ağrı sıklıkla “göğsümün ortasında bir ağırlık hissi var” şeklinde tarif edilir.

Genellikle hazımsızlık veya mide şikayetleri ile karıştırılabilir. Kalp damar hastalıklarında görülen diğer belirtiler arasında ise nefes darlığı, çarpıntı, terleme, baş dönmesi, halsizlik sayılabilir. Özellikle uzun süreli ve kontrolsüz şeker hastalığında ise ağrı hissedilmeden de kalp krizi geçirilebilir. Göğüs ağrısı var olan bir kalp krizinin (kalp kasının hasar görmesi) habercisi olabilir. Bu nedenle acil olarak araştırılması gereken bir sorundur.

KALP KRİZİ NASIL ANLAŞILIR ?

Eğer bu azalan kan akımı kalp kasının yaşamasına yetecek miktarın altında ise kalp krizi dediğimiz kalp kası ölümü gerçekleşir. Gerçekleşen kalp kası ölümü nedeni ile bazı hücresel proteinler kana karışır. Bu proteinlerin dolaşan kan akımında, hastadan alınacak kan örnekleri ile tespiti bize hastanın kriz geçirip geçirmediği ve krizin ciddiyeti hakkında fikir verir. Hastalarımız göğüs ağrısı hissettiklerinde hastane-acil servislerine gittikleri anda ilk olarak (hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve muayenesi sonrası) elektrokardiogram (EKG) ve kan testi yapılır. EKG bize kalbin normal elektrik aktivitesinin kalp hasarı sonrası değişmesi nedeni ile önemli bilgiler vermekle birlikte kalp krizini yüzde yüz göstermeyebilir. Bu nedenle kan testi ile doğrulama yapılmalıdır. Kan testi acil servise geldiğimizde hemen alınan kan örneği ve 4 saat sonra tekrar yapılacak kan testini ile anlaşılabilir. Kan örneğinde tespit edilmesi beklenen değerlerin kritik düzeyin üzerine çıkması zaman alabileceği için 4 saat sonra tekrarlanması önemlidir ve asla ihmal edilmemelidir.

KALP KRİZİ ESNASINDA İLK NELER YAPILMALI?

Kalp krizi geçiren hastamız için zaman yönetimi çok önemlidir. En doğrusu, en hızlı ve güvenli bir şekilde hastane acil servisine ulaşmaktır. Hastalarımız yapmakta oldukları ve özellikle efor gerektiren işlere devam etmemelidirler. Yaptıkları işi bırakmalı, mümkünse risk içeren işlerden ve araba kullanmaktan kaçınmalıdır. Araba kullanmak gibi riskli işler kriz sırasında hastamızın bilincinin bozulması ile daha da büyük risklere yol açabilmektedir. Efor gerektiren işlere devam etmek ise kalbin ihtiyacı olan kan akımının artması gerektiğinden hasar oranını arttırabilmektedir.

Acil olarak yapılması gereken işlerin başında hastamız bulunduğu yerde işini bırakıp oturmalıdır. Üzerimizdeki kıyafetler gevşetilip rahatlatılmalı. Örneğin gömlek ve kravat gevşetilmeli. Hemen telefonla yardım ve ambulans istenmelidir. Ayrıca kuvvetli bir şekilde öksürülmeli, kapalı bir yerde ise pencere açılarak hava akışı arttırılabilir. Hastamızın yanında ilk yardım eğitimi almış biri varsa müdahale edebilecektir. Bunun dışında gereksiz müdahalelerden de kaçınılarak ambulansın gelmesi beklenmelidir.

KALP KRİZİ İLK YARDIM NASIL YAPILIR ?

Kalp krizi geçirdiğimizi düşündüğümüzde zaman çok önemlidir. İlk yapılacak iş elimizdeki işi, araba kullanmayı bırakıp telefon ederek acil yardım/ambulans çağırmak olmalıdır. Hastalar aspirin tableti çiğneyebilir ancak yemek yememeli ve içmemelidir. Ortamın penceresi açık olmalı hasta başında gereksiz kalabalık yer almamalı, sadece yetkili kişiler müdahale etmelidir. Kuvvetli öksürük kalp ritm problemleri için yardımcı olabilir. Aşırı soğuk ve sıcak uygulamalardan kaçınılmalıdır. Oturarak veya yatarak yardımın gelmesi beklenmelidir. Eğer hastamızda soğuk terleme, sık nefes almak ve soluk bir cilt varsa düşük tansiyon riski nedeniyle hastanın ayakları yukarıya kaldırılabilir. Hastamız kusuyorsa, başı yana çevrilerek soluk borusuna kaçması engellenebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button